i.
Küçük gruplar
Bir tezgâh etrafında en fazla sekiz kişi. Herkesin elinin hamura değdiği, kimsenin geri planda kalmadığı bir akşam.
tazehamur, küçük bir mutfak ve elinizden çıkan ilk şerit makarna fikrinden doğdu. Bir restoran değiliz; bir okul da değiliz. İkisinin arasında bir yer.
2018 baharında, küçük bir mutfak araştırma gezisi için Bologna'ya gittik. Geri döndüğümüzde valizin yarısı un, diğer yarısı not defteriydi. İlk birkaç ay yalnızca arkadaşlara, sonra arkadaşların arkadaşlarına yaptık. Bir sonbaharın sonunda Asmalı Mescit'te bir daire bulduk; eski bir kapı, çift pencere, eğri bir tezgâh. Tezgâh hâlâ aynı.
Bugün üç kişiyiz. Pazar günleri kapalıyız çünkü hamuru yoğurmadan önce ekmek almaya, balık pazarında dolaşmaya, hiçbir iş düşünmemeye ihtiyaç duyduğumuza inanıyoruz. Geri kalan günler — tezgâh, un, yumurta ve sizler.
i.
Bir tezgâh etrafında en fazla sekiz kişi. Herkesin elinin hamura değdiği, kimsenin geri planda kalmadığı bir akşam.
ii.
Hamur her gün hava nemine göre değişir. Tarifi öğrenmiyor, hamuru tanımayı öğreniyorsunuz. Bunu anlamak bir akşam yetiyor.
iii.
Yumurtalar Şile yakınındaki küçük bir çiftlikten, un Bursa değirmenlerinden, otlar haftalık pazardan. İstediğinizde anlatırız, sorduğunuzda gösteririz.
İsimlerimizi atölyeye geldiğinizde tanışmak üzere saklıyoruz; ama yaptığımız işler şöyle.
01.
Hamur, dolgu, sos. Atölyede sizin yanınızda duran kişi. Yedi yıldır gözleri kapalı bile aynı yoğurma ritmini buluyor.
02.
Sipariş alır, kuryeyi düzenler, perşembe sabahı pazardan otları getirir. Mesajlarınıza dönen kişi de büyük olasılıkla o.
03.
Tezgâhı toplar, çay demler, akşamın sonunda bulaşığı yıkar. Atölyeden çıkarken hâlâ önlüğü üzerindedir.
Gelin, bir akşam birlikte yoğuralım.
İletişime geç